|
Antalya
Bölgesi M. Ö 546 yılında Perslerin eline geçti. Bu
dönemde Anadolu’nun tümüne Kyros Krallığı hakimdi.
Bu tarihleme Büyük İskender’in gelişine kadar olan
sürede kullanılan vergilendirme sistemine dayanmaktadır.
|
 |
|
Bu ünlü Makedonyalı Kral, Pamfilya’ya Likya üzerinden
geldi ve bölgedeki fethi çok zor olan Silyon ve Termesos
dışındaki tüm şehirleri işgal etti. Helenistik Çağ
bütün Anadolu’da olduğu gibi Antalya’da da kültürlerin
kaynaşması şeklinde geçti.
|
|
Apameia
Anlaşması’ndan ( M. Ö 188) sonra Romalılar Likya haricindeki
tüm bölgeyi Pergamon Krallığı’na bıraktılar. İşte
bu dönemin hemen ertesinde(M. Ö 159-138) II. Attalos
Ataliayı bir yeryüzü cenneti olarak kurdu ve ona bu
ismi verdi.
|
 |
| Claudius
M.S. 43 yılında Likya’yı Roma’nın bir vilayeti ilan
etti ve M.S. 74 yılında Vespasian, vilayetin sınırlarını
Pamfilyaya ve Likyanın doğusuna kadar genişleterek Likya-Pamfilya
vilayetini kurdu. |
|
Bölgenin
genel valisi Likya Birliği’nin başkenti Patara’da
ikamet ediyordu. Antalya Bölgesinin doğudan batıya
Side, Selge Aspendos, Syllion , Perge, Termessos,
Phaselis, Olimpos Aryekanda, Limyra, Myra, Kyaneai,
Apollonia, Phellos, Patara ve Xanthos gibi şehirleri
M. S. İ. II yy arasında altın çağlarını yaşadılar.
|
 |
|
İmparatorluğunun
çöküş dönemi III yy’da başladı ve bu bölgeyi de etkiledi.Byzantionun
Konstantinopolis ismiyle doğu Roma İmparatorluğu’nun
başkenti olması ve Konstantin’in Hristiyanlık’ı kabul
etmesi Antik dönemin parlak zamanlarının artık geçtiği
ve bir gerileme döneminin başladığının işaretini veriyordu.
Arap saldırıları ve Arapların ganimet arayışları Orta
Çağ’ın son üzücü olaylarını oluşturuyor ve halk sıkıntıdan
antik kentleri terk etmeye başlıyordu. Burada yaşayan
ve ölen Myra Bishopu Noel Baba bu çağın başlangıcında
bölge halkına verilen son bir hediye gibiydi. M. S
1207 yılında Gıyaseddin Keyhüsrev bölgeyi Selçuklu
topraklarına kattı ve özellikle Alanya ve Antalya
bu tarihten itibaren antik dönemin birer göstergesi
olan Türk şehirleri olarak varoldular. Bölge bugün
doğa ve çeşitli kültürlerin tüm mozaiklerinin veren
bir turizm cenneti durumundadır. Antalya bugün bölgeye
gelen ziyaretçilerine zamanlarının tümünü zevkle harcayabilecekleri
bir şehir ve tarihsel zenginlikler sunmaktadır.
|